BeÅŸiktaÅŸ’ta hafta başında esmeye baÅŸlayan fırtına bir türlü dinmek bilmiyor! 05/06/10 19:06 İlgili HaberlerKrizi yönetemedik!Keçeli isyanlarda!Tüm ilgili haberlerHTSPOR.COM / ÖZEL RÖPORTAJ / Erdem EROL

Siyah-Beyazlı takımda hafta içinde yaÅŸanan Mustafa Denizli depreminin ardından sular bir türlü durulmak bilmiyor. Önce Schuster ile anlaşıldığı dedikoduları, Siyah-Beyazlı yönetimin bunu yalanlaması, ardından Celal Kolot’un “Schuster ile sözleÅŸme imzalandı, gözlerimle gördüm” itirafı ve ardından Denizli ile yolların ayrılması, derken Siyah-Beyazlı camiada iÅŸler gün geçtikçe çözüleceÄŸi yerine daha da içinden çıkılmaz bir hale geldi.

Son olarak bu yaÅŸanan olaylarda adı sıkça gündeme gelen BeÅŸiktaÅŸlı eski yönetici Celal Kolot da içini HTSPOR.COM’a döktü. Son yaÅŸanan olayları ve yaÅŸadıklarını tüm içtenliÄŸiyle anlatan Kolot, gündeme bomba gibi düşecek açıklamalar yaptı.

“VICENTE MONTES ÇOK BOZULMUÅž”
Celal Bey, BaÅŸkan Yıldırım Demirören, Mustafa Denizli ile basın toplantısı yapmadan önce Yönetim Kurulu’yla bir araya geldiÄŸinde, Schuster ile görüşmediÄŸini ifade ediyor. Hatta ‘Allah belamı versin görüşmedim’ diyor. Siz de yapılan sözleÅŸmeyi internet ortamında gördüğünüzü açıklamıştınız.
Kendi görüşmemiÅŸtir. Ben dün (Cuma) baÅŸkanla görüştüm. Belki kendisi görüşmemiÅŸtir ama Serdar Adalı görüşmüştür. Çünkü sözleÅŸme avukat tarafından hazırlanmış ve fakslanıyordu. Vicente Montes, Shuster’in menajerinin avukatı. Schuster menajerine ne der? “Bana iÅŸ bul”. İş bulduktan sonra iki taraf arasında ne yapılır? Kontrat yapılır. Kontratı kim düzenler? Avukat düzenler. Vicente Montes, İstanbulda’ydı. Benim yanımda e mail attı. Kendi kendine söyledi, “2 senelik, 2.5 milyon Euro” dedi. “BeÅŸiktaş’tan acele bekliyorlar” dedi. “Ben de hazırladım mailliyorum” dedi. “Direk BeÅŸiktaÅŸlı yöneticiye bu fakslanacak” dedi. Gece 11.30’da oluyor bu. Ama sonrasında iki taraf imza attı-atmadı ondan haberim yok. Hatta Marca gazetesinde bu haber çıkmış, Vicente Montes de çok bozulmuÅŸ. “Ben orada dostane yemek yerken bunları sana söyledim. Sen niye basına açıkladın” dedi. Ben de dedim ki, “İş kesin dediniz onun için açıkladım bu bir. İkincisi bana söylemeyin demediniz. Yoksa ‘aramızda kalsın deseydin’ aramızda kalırdı tabi” dedim. Vicente Montes, Josico ve Güiza için Fenerbahçe’yle konuÅŸmak için gelmiÅŸ. Josica’nın federasyonla bir sorunu varmış herhalde, onu halletmek için gelmiÅŸ. Bu çok ünlü bir avukat.

“TATMİN OLMADIM”
-Tüm bunlar gözlerinizin önünde cereyan etmiÅŸ olmasına raÄŸmen, BaÅŸkan da kesin bir dille görüşmediÄŸini söylüyor. Basın toplantısında yapılan açıklamalar…
Beni tatmin etmedi.

“MUSATAFA DENİZLİ’NİN HAZIRLIKLARI TAMAMDI”
-Biraz amiane olacak ama “körler sağırlar birbirini ağırlar” gibi bir basın toplantısı mıydı?
Yani ÅŸimdi ben de birkaç gündür medyaya konuÅŸuyorum. İnsanlar da “Reklam için çıkıyor” diyecekler. Ben de çok çıkmak istemiyorum ama öyle iki tarafın da bu ÅŸeye ihtiyacı vardı.
Mustafa Denizli BeÅŸiktaş’la köprüleri atmak istemedi. Çünkü onun düşüncesi hatta benim fikrimdi o da onayladı “Evet ben de öyle düşünüyorum” dedi. Mustafa Hoca’yla 3 gün önce yemek yerken, bütün kamp programı, Almanya’dan gelecek gurbetçi gençler, Quaresma olur veya olmaz, o zaman yabancı kontenjanı açıklaması yapılmıştı. “Ferrari, Holosko ve Bobo da dahil olmak üzere bütün yabancılar gidebilir” demiÅŸti.

“2 GÜN SONRA HERÅžEY DEĞİŞTİ”
Böyle Avusturya kamp programını da yapmış bir adam, 2 gün sonra ÇeÅŸme’de tatildeyken gelip böyle bir ÅŸey yapması herkesin kafasında şüphe uyandırdı. Ha saÄŸlığı çok mu iyi, hayır ama geçen sene de böyleydi. Geçen sezon başında da böyleydi hatta “Ben ÇeÅŸme’ye gidiyorum, bırakın ayrılayım” dedi. Ama kaldı BeÅŸiktaş’ta.

“SCHUSTER DENİZLİ’NİN KULAÄžINA GELDİ”
-Ben de o zaman şöyle bir şey ekleyeyim. Bir ay önce lig bitmiş. Maç stresi, yoğunluğu yok, hoca tatilde.
Aynen öyle doÄŸru. Tabiî ki burada şöyle bir tahmin yürütmek lazım. Schuster olayı baÅŸka bir yerden hocanın kulağına geldi. O da zaten çok hevesli deÄŸildi. Çok dinç de deÄŸil Mustafa hoca, çok saÄŸlıklı görüntüsü yok zaten. Ama geçen sene de böyleydi. Yani onun için belki de baÅŸka antrenör adını duydu. O yüzden gelip İstanbul’a ileride BeÅŸiktaş’ın altyapı veya menajer gibi dönmeyi düşündüğü için de köprüleri atmak istemedi. Zaten 1 milyon 250 bin Euro da alacağı var geçen seneden. Bu seneki kontratı yırttı. Böyle dostane bir ÅŸekilde anlaÅŸmışlardır.

“DENİZLİ MUTLU DEĞİL”
-Mustafa Hoca’yla daha sonra görüştünüz mü?
Ben görüşmedim daha sonra. Ama arkadaşlarım görüştü. Çok da mutlu değil.

-Neden dolayı mutlu değil? Yaşanan gelişmelerden dolayı mı?
Tabiî ki yani kolay deÄŸil. Çünkü Mustafa Denizli artık “Ben küçüklükten beri BeÅŸiktaÅŸlıyım” demeye baÅŸladı. Dinlenmeye geçip BeÅŸiktaÅŸ’a tekrar geri dönmeyi isteyecektir.

“PERSEPOLİS’İN TEKLİFİNİ BANA SÖYLEDİ”
-Persepolis’ten ciddi bir teklif olduğu haberleri geliyor bizlere.
Bana da dedi. “5 milyon dolar artı 2 milyon dolar teklif ettiler” dedi bana Mustafa Denizli.

-Teklife sıcak bakıyor muydu?
Yok bakmıyordu. Bunu da söylemişti bana.

“DEMİRÖREN BENİ ARADI”
-Peki Yıldırırm Demirören’le görüştüm dediniz.
Evet.

-Yüzyüze mi görüştünüz, telefonla mı?
Telefonla.

-Siz mi aradınız?
Kendisi aradı.

-Neler konuÅŸtunuz. Ne dedi baÅŸkan size?
Birkaç antrenör sordu ama öylesine sordu. Çünkü Montes olayının benden çıktığı belli olduÄŸu için. Vicente Montes de bu durumdan dolayı bozuk. Belki baÅŸkan da Vicente Montes’i arayıp, gerçi direk arayamaz, çünkü Montes İspanyolca’nın dışında tek bir kelime bilmiyor. Herhalde aradaki adamlara fırça attı ki niye böyle ortalığı karıştırdı diye, çünkü Montes benim sayemde kötü bir duruma düştü. Ama yapacak bir ÅŸey yok. Bana da ’söyleme’ dese ben de söylemezdim yani.

“HILBERT’İ SCHUSTER TAVSİYE ETİ”
-Siz BaÅŸkan’a teknik direktör tavsiye ettiniz mi?
Ettim. Gianfranco Zola’yı söyledim. Ama çok ilgileneceÄŸini zannetmiyorum. Lucescu’yu da tavsiye ettim. Ama çok pahalı Lucescu. Olmaz bence. Zaten şöyle de baÄŸlamak lazım, bakın Hilbert’i Türkiye’de kim tanır? Nedir? SaÄŸ bek midir, saÄŸ açık mıdır? Ne olduÄŸu belli olmayan bir adam. Zaten çok önemli de deÄŸil. Fink gibi yani. Fink’i de çok tanıyan bilen yoktu. BeÅŸiktaÅŸ bu adamı aldıysa, Schuster ile daha önce anlaşılmış. Schuster tavsiye etti diye düşünüyorum.

-BaÅŸkan size Schuster’le görüşüp görüşmediÄŸine dair birÅŸey söyledi mi?
Görüşmedim dedi.

“SCHUSTER BİTTİ, BAÅžKAN PANİK YAPABİLİR”
-Bu saatten sonra Schuster olur mu olmaz mı sizce?
Bence Schuster bitti. Oldu yani. Hem yönetime karşı ben sormadan görüşmede bulunmadım, Mustafa Hoca bırakmadan ben hoca bulmadım, bu iÅŸi geldi İstanbul’da güzel bir senaryo yaptı. Ama bu saatten sonra alacağı varsa da, alır mı almaz mı onu bilemem. Ama iÅŸte baÅŸkan panik de yapabilir. Çok az bir süre var.

“ÖYLESİNE ORTAYA ATILMIÅž İSİMLER BUNLAR”
O saydıkları adaylar arasında olabilecek kimse yok. Åžimdi Daum olabilir mi? Mümkün deÄŸil. Lucescu çok zor. Tazminatlı ve senede 4-4.5 milyon Euro alan bir adam. Juande Ramos var. CSKA’ya gitmiÅŸti, kovuldu. Åžifo, Samet… Bunlar öylesine ortaya atılmış isimler. Bence Schuster’i de bir iki günde kandıramazsın yani. Schuster’le bence 1 aydan beri görüştüler, karar verdiler, “Hadi imzayı attıralım” dediler. Ben böyle düşünüyorum.

“BAÅžKAN GEMİLERİ YAKTI”
-BaÅŸkan Demirören zaten Mustafa Denizli’yi istemiyordu diyebilir miyiz? YaÅŸanan bazı geliÅŸmeleri göz önünde bulundurarak Demirören’in Denizli’ye son aylarda hep sıcak bakmadığı yazıldı çizildi. BaÅŸkan Denizli’yi kendi içinde zaten bitirmiÅŸti diyebilir miyiz?
Bana göre futbolcuların alacakları basına yansıdı ya. “15 Haziran’a kadar ödemezsen ben yokum” dedi ya Mustafa Hoca. BaÅŸkan en fazla ona kızmıştır. Orada gemileri yaktığını düşünüyorum ama kimseye çaktırmadı.

“SUYUNU KAYNATIR, DIÅžARI ATAR”
-O zaman basın toplantısında bir senaryo ortaya kondu, öyle mi?
E mecburlar. Sen de BeÅŸiktaÅŸ baÅŸkanı olsan sen de aynı ÅŸeyi yaparsın. Çünkü sonuçta baÅŸkansın, parayı veren sensin. Yönetim sadece BeÅŸiktaÅŸ’ta deÄŸil, diÄŸer kulüplerde de aynı, baÅŸkan bir sürü ÅŸey yapar, yanında parayı veren birisi olursa, geçen sefer bendim, bu sefer Serdar Adalı var. Onu dinler birazcık. Sonra onun da suyunu kaynatır, dışarı atar, tek başına yine devam eder. Aynı saat gibi düşünün. Dönüp dolaşıp, 10’a, 11’e, 12’ye gelecektir. BaÅŸkanın faktörü de bu.

“DEMİRÖREN HANGİ SÖZÜNÜ TUTTU Kİ?”
-Ocak ayında seçim sürecinde Yıldırım Demirören hatalarından ders aldığını sürekli dile getirmişti. Hatta Metin Keçeli 2. başkan olarak listeye girdiğinde başkanın kendisine söz verdiğini artık tek başına kararlar almayacağını söylediğini dile getirmişti. Tek adam olmayacak, kararları tek başına vermeyecekti yani. Ama şu aşamada bakıyoruz bunların tersi sahneleniyor, öyle mi?
Evet. Aynen öyle. Ne zaman, hangi söz tutuldu ki? Tutulan bir söz söyleyin bana da ben de dişimi kırayım. Metin Keçeli niye girdi ki? Bana da futbol şube sorumluluğunu teklif eti. Niye girmedim ben? Niye gireyim ki? Yine aynı olaylar olacaktı. Sonra ben onurlu biri olarak istifa edecektim. Ben çünkü yemem bunları.

“METİN KEÇELİ’YE HİÇ YAKIÅžIYOR MU?”
-Metin Keçeli de tepkili. “Demirören’in açıklamalarından kısmen ikna oldum” dedi. Ama kriz ortamını iyi yönetemediklerini de sözlerine ekledi. Hatta basın toplantısından önce istifa etmeyi düşünüyor musunuz demiÅŸtim. Hayır, beni insanlar oraya istifa etmem için göndermedi demiÅŸti.
Kim göndermiÅŸ. Birisinin adamı mı? Hiç yakışıyor mu Mertin Keçeli’ye. Koca Metin Keçeli. BeÅŸiktaÅŸ için kaza yapmış. Arabada ölüyordu BeÅŸiktaÅŸ için canından oluyordu. Hiç yakışıyor mu Metin Keçeli gibi bir aÄŸabeyimiz vardı ÅŸimdi bana göre maalesef çok büyük puan kaybetti yönetime girerek. Tabi kendi kararı, bizi ilgilendirmez. Ayrıca o da dostumdur ama BeÅŸiktaÅŸ için ben her türlü eleÅŸtiriyi yaparım. BaÅŸkan da benim dostumdur. Dün de beni aramıştır. Ama BeÅŸiktaÅŸ için üzülüyorum. 2 ayda mı anladın gelmeyeceÄŸini Quaresma’nın. Birkaç günde anlar deÄŸil mi insan? 2 ay mı sürmesi gerekir?

-Siz teklifinizi yaparsınız, parayı söylersiniz. O teklifini belirtir. En fazla 1 haftada gelip gelmeyeceğinmi söyler futbolcu size.
Aynen, aynen öyle. Zaten 2 ay sürüyorsa boÅŸver, gelmez, kabul etmiyordur. Zaten Quaresma tranferi neden yapılmak istendi? BeÅŸiktaş’a bir ivme kazandırsın diye. Geçen sene Mehmet Topuz maÄŸlubiyetinden sonra. Yoksa BeÅŸiktaÅŸ’a çok çok faydalı olacağından deÄŸil ama iÅŸte ÅŸov yapar diye düşünüldü. Biliyorsun biraz da ÅŸov ve görsel futbol dünyası. Biraz da böyle bakmak lazım olaya. BeÅŸiktaÅŸ’a da böyle birisi lazımdı yani. Yoksa Hilbert falan deÄŸil yani.

-Metin Keçeli’ye “BeÅŸiktaÅŸ bu kriz ortamını yönetebildi mi” dedim, “BeÅŸiktaÅŸ yönetimi kriz ortamını böyle iyi yönetmiÅŸ olur mu?” dedi kendisi de.
Evet, güzel, doğru söylemiş.

-Aslında yoktan bir kriz yaratıldı ve bu kirizi yönetemediler.
İşte bütün bunların sebebi açık olamaması baÅŸkanın. Hep böyle. Ben 6 aylık yöneticiyken “BaÅŸkan param kalsın, sonra verirsin ama dost kalalım ben yapamayacağım, bu böyle olmuyor” dedim. “Yok istifa etme, istifa etme” dedi. Sonra Avusturya’da 1 ay kampa gittik. Sonra döndük bir baktım baÅŸkalarından şöyle duyuyorum: Futbol ÅŸubesi lav edildi.

“DEMİRÖREN’İ ÇÖZEMEDİM”
-Başkan neden böyle hamleler yapıyor?
Valla orasını ben de çözmüş değilim. İnanın anlamış değilim. Kimi dinliyor dinlemiyor. İnanın, iyi niyetini biliyorum. Benim en azından 25 senelik arkadaşım, aile dostum.

“10 SENEDE ÖĞRENEMİYORSAN ARTIK BIRAK”
-Kimi dinliyor dinlemiyor dediniz. Bir akıl hocası mı var?
Yok! Olsa bu kadar hata yapmaz. Bir sene yaparsın, 2 sene yaparsın ama 8. seneye geldin artık. 2-3 sene de futbol şube sorumluluğu var. Ben öğrendim 6 ayda. 10 senede sen bu işi öğrenemiyorsan artık bırak.

“TAÅžIN ALTINA ELİMİ KOYARIM”
-Ben BJK kongre üyesiyim. Biraz içim acıyarak şunu sormak istiyorum. Beşiktaş’ın 3 büyüklerden biri olma özelliği yok mu oluyor?
Valla başkan kendisi söyledi, 2.5 demedi mi? Kendin yaratıyorsun zaten başkasına gerek yok. Öbür taraftan bir kere şampiyon olmuş Bursa 4. 5. büyük oldu. Bir tane şampiyonlukla, nasıl oluyor bu iş, anlamıyorum işte. Ama böyle giderse olur tabi. Ama Beşiktaş Yıldırım Demirören giderse onun da borcunu öder yani. Ama bir tek ben konuşuyorum, onu anlamıyorum. Bir tek ben mi üzülüyorum? Nerede bu Beşiktaşlılar. Ben bu taşın altına elimi koyarım yani.

“BAÅžKANIN AÄžIRLIÄžI OLACAK”
-Taşın altına elimi koyarım derken, başkanlık olarak mı diyorsunuz?
Tabi. Çok daha iyisini % 100 yapacağıma eminim. En azından bir başkanın ağırlığı olacak. Söylediği lafın arkasında olacak. Biz 14 sene maçlara gidip tezahurat yapıp şampiyon olamadık ama hiçbir zaman yönetim istifa diye bağırmadık ki.
Bu aÅŸk, baÅŸka bir ÅŸey deÄŸil.

-Bu bir aşk diyorsunuz. Daha iyisini yaparım ve başkanın alacağı da kalmaz diyorsunuz. Şu an tam olarak hatırlamıyorum ama Başkanın herhalde 20-25 milyon dolar arasında bir alacağı var.
40 olsun ne fark eder.

“NİHAT TRANSFERİNİN ALTINDA NELER VAR?”
-Ben bu parayı veririm diye aklınızdan geçirdiğiniz oluyor mu?

Bu parayı ben veririm deÄŸil, vermek aptallık olur. Daha geçen sene boÅŸa giden 20 milyon euro gibi bir para var orada. Tabata, İsmail Köybaşı, Delgado, Ferrari, Zapo, Sivok. Say say bitmiyor ki. Neler var Nihat transferinin altında. Belki en az 25-30 milyon Euro belki 35 milyon Euroluk transferdir. Orada bir sürü gerçekler var. Neyse halka açık olduÄŸu için bunları da söylememek lazım. Ben reklam için konuÅŸmuyorum. Yani adım medyada çıksın diye konuÅŸmuyorum. Ama millet öyle anlamıyor iÅŸte. 3 gündür herkes beni arıyor. Ben de açık açık konuÅŸuyorum. Ondan sonra “Bu adam hep konuÅŸuyor, baÅŸka bir ÅŸey yapmıyor” diyor. Ne yapayım ki? Murat Aksu çıkmasaydı ben baÅŸkan adayıydım. 3 sene evvel söyledim.

“DEMİRÖREN’İ REZİL ETMEK İSTEMİYORUM”
-Bütün sorularıma açık ve net cevaplar aldım, teşekkür ediyorum.
Karşımda anlayan birisi olunca daha iyi konuşuyorum. Bütün cevaplar hazırdır bende. Ben kendime o kadar güveniyorum. Bak ben Yıldırım Demirören’i de rezil etmek istemiyorum. Sonuçta benim arkadaşımdır. Ama artık yeter ya. Üzülüyoruz işte. Her Beşiktaşlı sezona 1-0 mağlup başlamak zorunda mı ya. Geçen sene Mehmet Topuz, bu sene bu. Saçma sapan şeyler yani.

“BENDE CESARET VAR”
-Celal Bey, bu röportaj ‘bir dokun, bin ah iÅŸit’e döndü.
Aynen öyle. Her BeÅŸiktaÅŸlı böyle. Bende sadece cesaret var, millette o da yok. Yoksa bütün BeÅŸiktaÅŸlılar kan aÄŸlıyor yani. Bir de bazıları var maalesef bu iÅŸi çıkar olarak görüp, gidiyor yanına “Ah baÅŸkanım, vah baÅŸkanım!” Eee ondan sonra olmuyor. BaÅŸkan da doÄŸruları yapamıyor. Zaten doÄŸru yapanı da yanında istemiyor. İsteseydi ben de orada kalırdım.