Nick :  Sifreniz :  
Sohbet

Zuha

mIRC Kalpler
Radyo Hiper TRmIRC Besiktas
Oyun mIRCiRC GonuL Fenerbahce
Zurna Bursa Izmir Galatasaray

Çarşı AVM’ye karşı

Mayıs 23rd, 2010 |


“Ulus”al direniş bitiyor
23 Mayıs 2010 Pazar, 16:47:57
SUNDUKLARI modern imkanlarla her geçen gün bir yenisi açılan alışveriş merkezleri, (AVM) vatandaşın gözdesi olunca, eski çarşıların kapısını çalan kimse kalmadı. Başkentte sayıları 25′i aşan AVM’ler, “eski çarşıların” deyim yerindeyse “iflahını” kesti. Bir zamanlar Başkentliler’in alışveriş deyince ilk aklına gelen mekanlar olan Ulus’taki Anafartalar Çarşısı ve 100. Yıl Çarşısı, modern AVM’lerle rekabete dayanamadı.

‘ULUS’AL DİRENİŞ BİTİYOR

Bir zamanlar Ankara’da alışveriş denince ilk akla gelen yerlerden olan Ulus’taki Anafartalar ve 100. Yıl Çarşıları, modern AVM’ler karşısında teslim bayrağını çekiyor. Esnaf kepenk kapatmaya hazırlanırken, cadde üzerindeki bazı mağazalar sosyete pazarı usulü satışa başladı

Her geçen gün bir yenisi açılan alışveriş merkezlerinin (AVM) sayısı Başkent’te 25′i aştı. Ardı ardına açılan AVM’ler, modern alışveriş imkanının yanı sıra sundukları eğlencelerle de vatandaşların gözde mekanları arasına girdiler. Ancak bir zamanlar Başkentliler’in alışveriş merkezleri olan Ulus’taki Anafartalar Çarşısı ve 100. Yıl Çarşısı, rekabete dayanamadı. Pek çok mağaza kepenk kapatırken, yıllardır Ulus’ta esnaflık yapan işletme sahipleri de dayanacak güçleri kalmadığını söylüyor. 100. Yıl, Anafartalar, Ulus Şehir Çarşısı esnafına bir dokunan bin ah işitiyor.

GÖZ ARDI EDİLİYORUZ

Ulus esnafı, yaşadıkları sıkıntının sebebini AVM’lere olduğu kadar kendilerini göz ardı eden yöneticilere ve Ulus’un sosyolojik yapısının değişimine de bağlıyor. Çarşı içinde boşalan dükkanlar, ‘devren kiralık, kapatıyoruz’ yazıları ise esnafın durumunu özetlemeye yetiyor. AVM’lerle rekabet etmelerinin imkansız olduğunu söyleyen Ulus esnafı, “En azından pazar günü kapatsınlar o gün biz iş yapalım” diyorlar. Yöneticilerin kendilerini göz ardı etmelerinin sebebini ise “Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez mantığıyla bizi kaybetmeyi göze aldılar” diye açıklıyorlar.

BAŞKENT’İN EN ESKİSİ

Ulus’taki Anafartalar Çarşısı Ankara’nın en eski kapalı alışveriş merkezi olma özelliğini taşıyor. Ayrıca Başkent’te yürüyen merdivenin ilk yapıldığı yer de bu çarşı. Bu nedenle uzun süre Ankaralılar Anafartalar Çarşısı’nı ‘Yürüyen Merdivenler’ olarak adlandırdı. 2007 yılında yapılan terör saldırısında Anafartalar’ın dış cephe camlarının tamamı kırılmış, kısa sürede de tekrar yenilenerek, görkemli bir törenle açılmıştı.

EFSANE ÇÖKÜYOR

217 dükkan bulunan Anafartalar Çarşısı’nın esnafı bugünlerde tam anlamıyla kan ağlıyor. Çarşının uzun koridorlarında tek bir müşteri bile göze çarpmıyor. Esnaf sinek avlıyor. Çarşının kıdemli esnaflarından Zafer Kurnaz, “Önceden müşteri bize yalvarırdı, şimdi biz müşteriye yalvarıyoruz” diye isyan ediyor. İşlerinin gittikçe kötüye gitmesinden yakınan esnaf açılan AVM’lerin gün ve saat sınırlaması içerisinde çalışmasını talep ediyorlar. Çarşının caddeye bakan bölümündeki dükkanlar, son çare olarak vitrinlerini kaldırıp, sosyete pazarı görüntüsüne bürünmüşler.

MÜŞTERİ HAKLI

Vatandaşın harabe gibi çarşı merkezlerine girmeye korktuğunu dile getiren esnaf müşteriyi haklı görüyor. 100. yıl Çarşısı esnafı, AVM’lerin varlığı yetmiyormuş gibi bir de kendi fiziki koşulları ile mücadele ediyor.

KİRALAR BELLERİNİ BÜKTÜ

100. Yıl esnafının en öncelikli sıkıntısı 2 yıl içerisinde 10 kat artan kiralar. Mülkiyeti İl Özel İdaresine ait olan binadaki esnaf, kira konusunda yönetimle davalık oldu. Kriz dönemi gerçekleştirilen kira artışının kendilerini olumsuz etkilediğini dile getiren Ali Akça, bir yıl önce dükkanını kapatan esnaftan sadece biri. Kirasını ödeyemediği için dükkanına kilit vuran Akça şunları söylüyor: “Çarşımızda en büyük sorun kiralarda yapılan artıştır. Burada İl Genel Meclisi’nin burnunun dibinde iş yapıyoruz. Gelip şu kapıda bir saat otursalar buradaki insanların gün içerisinde ne kadar iş yaptıklarını görürler. Bizim kira bedelimizi oturdukları yerden değil gelip buradaki iş hacmini görerek karar versinler.”

MÜŞTERİ GİRMEYE KORKUYOR

77 dükkan bulunan 100. Yıl Çarşısı’nda yaklaşık 20 dükkan kapalı. Kapalı dükkanların çarşıda soğuk bir hava estirdiğini söyleyen Ertuğrul Güngör ise günde en fazla 10 müşterinin dükkanına geldiğini bunlardan da sadece 2 ya da 3′ünün alışveriş yaptığını belirtti. 11 yıldır 100. Yıl Çarşısı’nda esnaflık yaptığını belirten Güngör, “Müşteri buraya girmeye korkuyor. Dükkanlar boş, içerde hareketlilik yok, merdivenlerimiz çalışmıyor, etraf yıkık dökük. Cebinde parası olan alışveriş yapmak isteyen vatandaş neden böyle bir yere gelsin” diye soruyor.

ETRAF DELİK DEŞİK

Çeyrek asırdır 100. Yıl Çarşısı’nda esnaflık yapan Muhsin Koloğlu ise AVM’lerin yeterince kendilerini sıkıntıya soktuğunu, en azından fiziki koşulların düzeltilmesi gerektiğini söylüyor. Çarşıların içi kadar dış çevresinde de aynı fiziki sıkıntıların yaşandığını söyleyen Koloğlu, “Sanki vatandaş buralara gelmesin diye etrafımızı delik deşik ediyorlar” diyor.

Refika KARABACAK / Gazete Habertürk (Ankara)

İşte CHP’nin yeni kadrosu

Mayıs 23rd, 2010 |


CHP’nin 33. Olağan Kurultayı’nda, 80 kişilik PM ve 15 kişilik YDK üyelikleri seçim sonuçları açıklandı.
23 Mayıs 2010 Pazar, 09:12:42
İlgili Haberler”Emrinizdeyiz ama lütfen dikkatli olun”"Sokak jargonu”"Partiye yapılmak istenen operasyon tutmadı”CHP’de liste gerilimiTüm ilgili haberlerCHP 33. Olağan Kurultayı, Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu(YDK) üyelikleri için yapılan seçimin sonuçlarının açıklanmasıyla sona erdi. Gürsel Tekin ve Önder Sav, PM’ye en az oyla giren iki isim oldu.

80 kişilik PM’ye, Bilim, Yönetim ve Kültür Platformu listesinden 12 kişi girdi. Yüzde 20 kadın kotasının da uygulandığı platform üyeleri ve aldığı oylar şöyle:

Engin Altay (835), Ufuk Ataç (797), Berhan Şimşek (751), Turgut Dibek (744), Osman Coşkunoğlu (743), Rıza Yalçınkaya (736), Seyhan Erdoğdu (727), Ali Koçal (717), Derviş Günday (711), Sema Kendirci (702), Faruk Demir (680), Birgen Keleş (514)

Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri şöyle:

Polat Akbulut, Mehmet Boztaş, Kemal Cengizoğlu Avni Çelebi, Göksel Demirtaş, Gökhan Durgun, Orhan Eraslan, Selçuk Eratkuş, Füsun Gökçe, Selahattin Öcal, Murat Haluk Öncel, Seyit Özanarat, Türkan Öztekin, Saliha Ülkü ve İbrahim Yılmaz.

PM’nin diğer üyeleri ise şu isimlerden oluştu:

Oya Araslı (1091), Necla Arat (1100), Metin Arifağaoğlu (1108), Yücel Artantaş (1092), Deniz Pınar Atılgan (1102), Sencer Ayata (1113), Işık Bildacı Ayata (1112) , Enver Aysever (1112), Aydan Baran (1111), Süheyl Batum (1108), Gülsün Bilgehan (1110), Tekin Bingöl (1096), Mevlüt Coşkuner (1112), Behçet Çağlar (1112), Asuman Çakmakçı (1110), Hikmet Çelik (1098), Soner Çetin (1110), İzzet Çetin (1097), Mesut Değer (1030), Mahmut Duyan (1105), Didem Engin (1109), Nevin Gaye Erbatur (1097), Ali Rıza Ertemur (1112), Abdurrezzak Erten (1094), Mehmet Faraç (1113), Neriman Genç (1111), İsa Gök (1094), Gökhan Günaydın (1100), Mehmet Zeki Gündüz (1113), Hurşit Güneş (1109), Hülya Güven (1109), Mehmet Kaban (1111), Sait Korkmaz Karaca (1107), Eşref Karaibrahim (1111), Hüseyin Karakoç (1111), Haluk Koç (1107), Nihat Matkap (1104), Şahin Mengü (1110), Rıfat Nalbantoğlu (1091), Hakkı Suha Okay (1103), Kerem Ekrem Oktay (1095), Melda Onur (1108), Umut Oran (1105), Oğuz Oyan (1082), Ensar Öğüt (1091), Malik Ecder Özdemir (1114), Abdullah Özer (1114), İhsan Özkes (1063), Mehmet Ali Özpolat (1108), Faik Öztrak (1080), Atilla Sav (1080), Önder Sav (978), Çetin Soysal (1084), Murat Fehmi Sönmez (1111), Mehmet Süne (1105), Veli Gündüz Şahin (1102), Halide Jale Tamzok (1109), Semra Tanülkü (1113), Fatma Füsun Tatlıdil (1113), Gürsel Tekin (814), Cahide Tunç (1106), Ayhan Yalçınkaya (1107), Hüseyin Yaşar (1107), Azmi Yıldız (1109), İrfan Hüseyin Yıldız (1102), Nuran Yıldız (1109), Sacid Yıldız (1101) ve Alaattin Yüksel (1096)

Geçen dönem PM’de görev yaparak yeniden seçilen üyeler:

Berhan Şimşek, Rıza Yalçınkaya, Derviş Günday, Faruk Demir, Birgen Keleş, Oya Araslı, Necla Arat, Yücel Artantaş, Deniz Pınar Atılgan, Aydan Baran,Tekin Bingöl, Mevlüt Coşkuner, Mesut Değer, Mahmut Duyan, Nevin Gaye Erbatur,Abdurrezzak Erten, Neriman Genç, Gökhan Günaydın, Hüseyin Karakoç, Şahin Mengü, Ensar Öğüt, Malik Ecder Özdemir, Mehmet Ali Özpolat, Faik Öztrak, Atilla Sav, Önder Sav, Çetin Soysal, Cahide Tunç.

LİSTE DIŞI KALANLAR
Eski Genel Başkan Deniz Baykal yönetiminde yer alan Parti Sözcüsü, Genel Sayman Mustafa Özyürek, Genel Başkan Yardımcıları Onur Öymen, Yılmaz Ateş, Cevdet Selvi, Bihlun Tamaylıgil, Genel Sekreter Yardımcıları Algan Hacaloğlu, Mehmet Sevigen, Nur Serter listede aday gösterilmedi.

Hoşgeldin Konya!

Mayıs 23rd, 2010 |


Konyaspor, Altay ile yenişemeyerek Kardemir Karabükspor ve Bucaspor’dan sonra Turkcell Süper Lig’e yükselen son takım oldu.23/05/10 12:46 Foto Galeri Altay-Konyaspor!Galeriye gitmek için tıklayınızTurkcell Süper Lig’e yükselen son takım Konyaspor oldu. Yeşil-Beyazlı ekip, 18. dakikada Molina’nın attığı golle geriye düşmesine rağmen ikinci yarıda oyuna giren Ramazan’ın 62. ve 68. dakikada attığı gollerle durumu 2-1′e getirdi.

88′de Yiğitcan’ın golü Altay’a yetmedi ve Konyaspor, Kardemir Karabük ve Bucaspor’dan sonra mutlu sona ulaşan son takım oldu…

Son dakikaların nefesleri kestiği karşılaşmada 89. dakikada Altay kalecisi Soner, rakibine yumruk attığı gerekçesiyle kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bıraktı…

İlerleyen dakikalarda başka gol olmayınca Konyaspor, Kardemir Karabükspor ve Bucaspor’dan sonra Süper Lig’e yükselen son takım olmayı başardı…

ALTAY: 2 – KONYASPOR: 2

STAT: Atatürk Olimpiyat
HAKEMLER: Cüneyt Çakır, Bülent Gökçü, Aleks Taşçıoğlu
ALTAY: Soner, Yüksel, Mehmet Budak, Yiğitcan, Mesut (Dk. 72 Zafer Biryol), Musa Sinan (Dk. 59 Onur), Ercan, Musa Çağıran, Molina (Dk. 68 Cenk Ahmet), Burak, Şehmus
TEKNİK DİREKTÖR: Güvenç Kurtar
KONYASPOR: Haluk, Ömer, Ahmet Görkem, Volkan (Dk. 46 Mehmet Şen), Kaue, Erdal, Zafer, Ufukhan, Uğur (Dk. 56 Abdulvahit), Mehmet Ayaz (Dk. 30 Ramazan), Eser
TEKNİK DİREKTÖR: Ziya Doğan
GOLLER: Dk. 18 Molina, Dk. 87 Yiğitcan (Altay), Dk. 62 ve 68 Ramazan (Konyaspor)
KIRMIZI KART: Dk. 89 Soner (Altay)
SARI KARTLAR: Dk. 6 Volkan, Dk. 45 1 Haluk, Dk. 78 Ufukhan, Dk. 90 Eser, 90 2 Zafer (Konyaspor), Dk. 12 Mehmet Budak, Dk. 45 2 Musa Sinan, Dk. 70 Şehmus, 90 1 Yüksel (Altay)

İLK YARIDAN POZİSYONLAR
9. dakikada sağdan Molina’nın ortasında ceza alanı içinde Burak’ın yarım vole vuruşunda, top kaleci Haluk’ta kaldı.
18. dakikada Yüksel’in sağdan ortasında arka direkte iyi yükselen Molina, kafa vuruşuyla topu filelere göndererek, Altay’ı 1-0 öne geçirdi.
28. dakikada Eser’in ceza alanı dışından sert şutunda, Ercan’ın da ayağına çarpan top direğin yanından kornere çıktı.
37. dakikada Ercan’ın pasıyla sağdan ceza alanına giren Burak’ın çaprazdan sert şutunda, kaleci Haluk topu üstten kornere çeldi.
41. dakikada ceza alanı dışından Musa Çağıran’ın sert şutunda, top az farkla yandan auta gitti.

Karşılaşmanın ilk yarısı 1-0 Altay’ın üstünlüğüyle sona erdi.

İKİNCİ YARIDAN POZİSYONLAR
58. dakikada soldan Burak’ın ortasında, ceza alanı içinde müsait durumda topla buluşan Molina’nın vuruşunda, top kaleci Haluk’ta kaldı.
62. dakikada soldan Kaue’nin kullandığı korner atışında, savunmanın uzaklaştırmaya çalıştığı topa ceza alanı hemen dışında sol çaprazda Ramazan, gelişine sert vurdu. Savunmada Yüksel’e de çarpan meşin yuvarlak direğin dibinden filelere gitti: 1-1
68. dakikada orta alanda topu kapan Mehmet Şen’in Yiğitcan ile girdiği ikili mücadelede ceza alanı dışından sol çaprazda topu önünde bulan Ramazan, aşırtma bir vuruşla öne çıkan kaleci Soner’in üzerinden meşin yuvarlağı ağlara göndererek, takımının ve kendisinin 2. golünü attı: 2-1
75. dakikada ceza alanı dışında topla buluşan Erdal’ın sert şutunda, top kaleci Soner’den döndü. Dönen topa ceza alanı içinde bir kez daha Erdal’ın vuruşunda, yere çarpıp havalanan topu kaleci Soner kornere çeldi.
79. dakikada ceza yayı üzerinde serbest vuruş kullanan Zafer Biryol’un sert şutunda, kaleci Haluk’un tokatladığı topu savunma uzaklaştırdı.
83. dakikada Mehmet Şen’in pasıyla soldan ceza alanına giren Erdal’ın sert şutunda, top üstten auta gitti.
85. dakikada ceza alanı içinde topla buluşan Eser’in, kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda vuruşunda, top yandan auta çıktı.
87. dakikada sağdan Onur’un ortasında arka direkte Burak’ın kafayla indirdiği topu ceza alanı içinde Yiğitcan, düzgün bir vuruşla ağlarla buluşturdu: 2-2

Kalan dakikalarda Altay’ın çabası galibiyet golüne yetmedi ve 2-2 berabere biten maç sonunda Konyaspor, Kardemir Karabükspor ve Bucaspor’dan sonra Turkcell Süper Lig’e çıkan son takım oldu.

“Birileri kurusıkı atıyor”

Mayıs 23rd, 2010 |


Erdoğan, grizu patlamasıyla ilgili eleştirilere “İktidarımız sınırlı” şeklinde yanıt verdi, Kılıçdaroğlu’nu da isim vermeden eleştirdi
23 Mayıs 2010 Pazar, 22:52:22
Umut TÜTÜNCÜ AHT-İSTANBUL

Başbakan Erdoğan, Zonguldak’ta meydana gelen grizu patlamasıyla ilgili eleştirileri yanıtlarken, “Şunu bilmemiz lazım ki insan olarak bir yere kadar muktedirsin, daha ötesine değil. Sınırsız bir iktidarın olamaz. Bunu bileceksin. İktidarımızın sınırlı olduğunu bilmeye mecburuz. Bazıları kuru sıkı atıyor sanki sınırsız iktidarları var. Onun için atalarımız güzel şöylemiş. Bekara karı boşamak kolay. Bunların durumu bu” dedi.

Başbakan Erdoğan, “Birileri çıkıyor kuru sıkı atıyor. İşsizlik işsizlik. Tamam kardeşim doğru. Bizim şu an işsizliğimiz yüzde 14. Sen nasıl çözeceksin, onu söyle. Çözümün ne? Reçeteyi ver. Hiç reçeteyi veren duydunuz mu? Sadece tespit. İktidara geldiğimizde 10,3 idi. 3 ay sonra yüzde 10′u yakalayacağız. Açık konuşuyorum. Bir şeye inanarak söylüyorum” dedi.

Başbakan Erdoğan, dün Holiday Inn Airport Otel’de Malatya Valiliği ve Malatyalı İşadamları Derneği’nin işbirliğiyle düzenlenen Malatya Dayanışma Gecesi’ne katıldı. Toplantıya Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık, Anateks Yönetim Kurulu Başkanı ve Ahmet Çalık’ın babası Mahmut Çalık, Acıbadem Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, İstanbul Valisi Muammar Güler katıldı.

Başbakan Erdoğan, Malatyalı işadamlarının hem Türkiye hem de yurtdışındaki hizmetlerini, yatırımlarını görmekten gurur duyduğunu belirterek, “Her fırsatta Malatyalı işadamlarını Türkiye’ye örnek gösteriyor, Malatya’ya gösterilen ahde vefanın benzerini tüm işadamlarımızdan beklediğimizi ifade ediyorum. Esasen, Malatyalı işadamlarımızın daha büyük işleri başaracak potansiyele sahip olduğuna inanıyorum” dedi.

FELAKETLE SİYASET YAPILMAZ
“Bizim hesabımız sadece bu dünya içinde değil, bir de bizim ölüm ötesi hesabımız var diyen Erdoğan, Zonguldak’taki grizu patlaması sonrasında yaptığı açıklamayı eleştirenlere sert çıktı. Grizu patlaması sonrasında ki açıklamalarını hatırlatan Erdoğan, “Bu mesleğin kaderinde bu var dedim Hemen kader olayı malum çevrelerde, hemen bakıyorsunuz istihza konusu yapılmaya başlandı. Grizu patlayacak kader, şu, bu olacak kadar dediler. Merak etme ben kaza ve kadere imanı anlatmadım. O konuda sizin meşrebinizi de cibilliyetinizi de biliyorum. Ben onu anlatmadım. Bu mesleğin fıtratında bu var. Polis, askerlik mesleğini fıtratında şehadet var. O mesleği seçen buna hazır olarak gidiyor. Kömür ocağında 2 bin metreye inen benim işçim, memurum oraya inerken eğer bunu görüyor, inanıyorsa oraya iniyor. Grizu patlaması bu facialar, sadece Türkiye için geçerli değil. ‘Başkasında olmuyor biz de oluyor’ diyorlar. Daha dün Çin’de oldu. Rusya’da, ABD’de, Almanya’da oldu. Her yerde oluyor “dedi.

SINIRSIZ BİR İKTİDARIN OLAMAZ
İspanya’dan döner dönmez bölgeye gittiğini hatırlatan Erdoğan, “Çünkü halkımla kucaklaşmam lazım, onları psikolojik olarak bizim de yanlarında olarak desteklememiz lazım. Zaten biz bugünler için varız. Şunu bilmemiz lazım ki insan olarak bir yere kadar muktedirsin, daha ötesine değil. Sınırsız bir iktidarın olamaz. Bunu bileceksin. İktidarımızın sınırlı olduğunu bilmeye mecburuz. Bazıları kuru sıkı atıyor sanki sınırsız iktidarları var. Onun için atalarımız güzel söylemiş. Bekara karı boşamak kolay. Bunların durumu bu” dedi.

MEDYA KIŞ UYKUSUNDA
Türkiye’nin son dönemde ekonomi ve diplomasi alanındaki çalışmalarıyla tüm dünyada takdirle ve gıptayla izlendiğini belirten Erdoğan, Cumhuriyet tarihinde Yunanistan ile 35 anlaşma imzalandığını, kendilerinin ise bir günde 22 anlaşma imzaladıklarını bildirdi. İran ile uranyum takası konusunda imzalanan anlaşmayı anlatan Erdoğan, “Nükleer silahlanma konusunda sağlam ve tarafsız duruşumuz dikkatle izleniyor. Bunlar dikkatle izlenirken, takip edin Türkiye’nin malum medyası bu kadar önemli bir olayı, önemli bir trafiği kendi manşetlerine çekemediler, çekemiyorlar. İnsaf edin yahu bunun da mı haber değeri yok? Dünyada yer yerinden oynuyor. Bütün liderler ABD’den Çin’e varıncaya kadar tebrik ediyor, takdir ediyor. Bizimkiler tamamen kış uykusuna yatmış. İki gün içinde neler yaptıkları ortada. Ömürleri bununla geçiyor. Bizim ömrümüz ise her şey Türkiye için diyerek Türkiye için geçiyor” dedi.

3 AY SONRA İŞSİZLİK YÜZDE 10 OLACAK
Anayasa’da kapsamlı ve demokratik bir değişiklik yaptıklarını anlatan Erdoğan, şunları söyledi: “Anayasa bir ülkenin her şeyidir. Anayasa emekle, yatırımla, adaletle, sağlıkla, eğitimle, aklınıza gelen her alanla doğrudan ilgilidir. Anti demokratik bir Anayasa ile demokratik bir düzen kurulamaz. Anti demokratik bir Anayasa ile yatırım artmaz, üretim artmaz, istihdam artmaz. Birileri çıkıyor kuru sıkı atıyor. İşsizlik işsizlik. Tamam kardeşim doğru. Bizim şu an işsizliğimiz yüzde 14. Sen nasıl çözeceksin, onu söyle. Çözümün ne? Reçeteyi ver. Hiç reçeteyi veren duydunuz mu? Sadece tespit. İktidara geldiğimizde 10,3 idi. 3 ay sonra yüzde 10′u yakalayacağız. Açık konuşuyorum. Bir şeye inanarak söylüyorum. Uluslararası kriz teğet geçecek dedim dalga geçtiler, ekonomiyi çok iyi bilenler. Ben onlar kadar bilmem ama bir şeye inanarak söylerim. Ve bizi teğet geçti. Bir başka siyasi diyor ki delip geçti. Neyi delip geçti? Şu an komşunun, AB üyelerinin hali ortada. Şu anda Tüm AB üyesi ülkelerin içinde birçoğundan çok çok iyiyiz. Bunu sadece ben değil, OECD, IMF, DB söylüyor. Siyasetçi diliyle değil onların diliyle konuşuyorum. Anti demokratik bir Anayasa ile yoksullukla mücadele edilmez, hukuksuzluk sona ermez. Bunu bilmemiz lazım Biz üstünlerin hukukunu korumak için bu yola çıkmadık, hukukun üstünlüğünü korumak için bu yola çıktık. Bu yoldaki kararlığımız devam ediyor. Haklı olan güçlü olduğu gün biz hedeflerimize ulaştık demektir. Çünkü güçlü olan her zaman haklı, ama gücü olmayan her zaman haksız. Oluşan bu, bunu gördük. İşte şimdi bunlar yıkılıyor bu toplumda. Mafya çete bu tür örgütlenmeler çöktü. Birileri Balyoz’da şunda bunda avukatlığa soyunuyor. Vtr’lerde bunları görüyorsunuz, bunları savunanlar var. Bunlarla siyaset yapmaya çalışanlara var”

12 EYLÜL’DE İKİ BAYRAM YAŞANACAK
Türk milletinin 28 yıldır demokratik bir Anayasa özlemini duyduğunu belirten Erdoğan, “Şimdi artık son kararı millet verecek, son sözü millet söyleyecek. Siz söyleyeceksiniz. 12 Eylül darbesinin 30′uncu yıldönümünde, 12 Eylül 2010′da, bu tarihi biz belirlemedik, 60 gün diye yasa değişikliği yaptık, YSK zorlamayla 120 gün dedi. Olmaz ya, bizim işimiz var, niye bunu bu kadar uzatıyorsunuz. 60 da olsa 120 de olsa benim milletim inanıyorum ki bu da güzel bir tevafuk oldu, iki bayramı bir arada kutlayacak. Türkiye Ramazan Bayramı’nda sandık başına gidecek ve bu ikinci bayramını da kutlayacak ve Türkiye’yi prangalarından kurtarmak adına tarihi bir karar verecek. Ben, Malatya’dan bu noktada bir kez daha rekor bekliyorum.

Başbakan Erdoğan, Zonguldak’ta meydana gelen grizu patlamasıyla ilgili eleştirileri yanıtlarken, “Şunu bilmemiz lazım ki insan olarak bir yere kadar muktedirsin, daha ötesine değil. Sınırsız bir iktidarın olamaz. Bunu bileceksin. İktidarımızın sınırlı olduğunu bilmeye mecburuz. Bazıları kuru sıkı atıyor sanki sınırsız iktidarları var. Onun için atalarımız güzel şöylemiş. Bekara karı boşamak kolay. Bunların durumu bu” dedi.

Başbakan Erdoğan, “Birileri çıkıyor kuru sıkı atıyor. İşsizlik işsizlik. Tamam kardeşim doğru. Bizim şu an işsizliğimiz yüzde 14. Sen nasıl çözeceksin, onu söyle. Çözümün ne? Reçeteyi ver. Hiç reçeteyi veren duydunuz mu? Sadece tespit. İktidara geldiğimizde 10,3 idi. 3 ay sonra yüzde 10′u yakalayacağız. Açık konuşuyorum. Bir şeye inanarak söylüyorum” dedi.

Yeşim Arslan dan inciler.

Mayıs 15th, 2010 |

Mutsuzluk uyandırdı bu sabah beni.Yalnızlıkla kahvaltı yaptk.Huzur geldi snra sevmedi bizi belli kalacak yer yok dedi gitti…

Yesim Arslan dan inciler

Mayıs 15th, 2010 |

Sonsuz bir boşluk var içimde… Kaçamıyorum hiç bir yere… Anlatamadığım kadar susuyorum… Sustuğum kadar acı çekiyorum… Acılarım gözlerimden damla damla düşerken her defasında bir parçam eksiliyor hissediyorum… Şarkılar anlamını yitirmiş… Gülmeler son bulmuş, gülüşlerdeki hayat yok olmuş… Sessizce veda edip gitmiş hayaller; ardında gerçeği bırakıp… Yaşamak sadece bir kelime olmuş… Bir kelime yalnızlık… Bir kelime sessizlik… Bir kelime firar… Bir kelime SON… Bir kelime BEN… Her hata bana yönelir olmuş… Bütün suçlar benim… Herşey üstüme gelir olmuş… Aldığım nefes bile bana karşı… Ağlamak artık rahatlatır olmuş…Tek çare yapabildiğim tek şey…Sessiz hıçkırıklarımı duyabiliyor musunuz?Hissedebiliyor musunuz gözlerimdeki mutsuzluğu?İçimde kopan fırtınayı…Yerle bir olmuş duygularımı.Ruhum şimdi uzaklarda çok uzaklarda uçurumların kenarında…El sallıyor bana.Gel diyor yanıma…Bakma ardına…gel diyor bitsin bu anlamsız kavga..boşuna nefes alma..

Oscar harris-Alta gracia

Mayıs 14th, 2010 |

oscar harris alta gracia [efsane şarkı süper] | izlesene.com

Demi Moore 50 yaşında doğum yapacak

Mayıs 14th, 2010 |


Ashton Kutcher ve Demi Moore çocuk sahibi olmak istiyor
14 Mayıs 2010 Cuma, 16:46:18
Hollywood’un gözde çifti Ashton Kutcher ve Demi Moore, çocuk sahibi olmayı planladıklarını açıkladı. Kutcher verdiği bir röportajda eşi Demi Moore’dan bir çocuğu olmasını istediği söylerken, 47 yaşındaki yıldızın da dördüncü kez anne olmayı planladığını söyledi. Kutcher “Karım genetik anlamda çok şanslı. Zaman ona dokunmadan geçip gidiyor. Üç yıl içinde çocuk sahibi olmak istiyoruz ve bence Demi bunu yapabilir. Onun genlerine güveniyorum” açıklamasını yaptı. Demi Moore’un önceki eşi Bruce Willis’ten üç kızı bulunuyor. Moore, 2000 yılında Bruce Willis’ten boşandıktan beş yıl sonra kendisinden 15 yaş küçük Ashton Kutcher’la evlenmişti.

Altına hücum!

Mayıs 14th, 2010 |


Herkes onun peşinde. O ise 10 yıldır durmaksızın yükseliyor. Artık büyük yatırımcıların yanında Avrupa halkı da altına koşuyor. Üstelik kendi para birimlerine olan korkusu yüzünden…
14 Mayıs 2010 Cuma, 16:37:58
DERLEYEN: HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ

Altın fiyatları bu sıralar spekülatörlerin bulduğu bol miktarda malzemenin de etkisi altında. Uzun süredir yükseliş trendinde olan altın, önce Yunanistan’ın batma noktasına gelmesiyle, ardından da Yunan tahvillerine sahip olan İspanyol, İtalyan, Portekiz ve İngiliz bankalarının da risk potasına girmesiyle bir sıçrama gerçekleştirmişti. Bunun hemen arkasından önce Yunanistan, sonra da tüm Avrupa ülkelerine yönelik oluşturulan yaklaşık 1 trilyon dolarlık Acil Yardım Fonu, altın fiyatlarının yükselişine kısa bir süre ara vermesine neden oldu. Fakat bu ara çok kısa oldu. Acil Yardım Fonu’nun yan etkileri ve Avrupa ekonomilerinin karşı karşıya olduğu riskler konusunda yeterli olmayacağı inancı ağır basınca altın fiyatları bugün 1250 dolarla tarihinin en yüksek seviyelerine ulaştı.

“AVRUPA EURO’DAN KAÇARAK ALTINA SIĞINIYOR”

Bu arada fiyatardaki artışı körükleyen bir diğer sebep de Avrupa halkı ve Euro’nun giderek belirsizleşen geleceği. Chicago’daki Lind Waldock’un stratejisti Adam Klopfenstein, “Altın pahalı. Fakat özellikle Euro Bölgesi’ndeki insanlar kendi para birimlerinden kaçarak altına sığınıyor. Genel düşünce ise borç sorunlarının ertelenmesinin daha fazla problem yaratmaktan başka bir işe yaramayacağı inancı” diyor.

ALTIN ARTIK BİR ÇEŞİT DÖVİZ KURU MU OLDU?

New York Macquaire Bank Ltd. Hedge Fon Direktörü Michael Guido ise, altın fiyatının yıl sonuna kadar 1500 doları göreceğine inanıyor. Guido, “Altına doğru dev bir akım var. Bu da altının en cazip kur haline geldiğini gösteriyor” diyor.

Fakat belki de altın konusundaki en güvenilir sözler, ünlü yatırımcı Jim Rogers’tan geliyor. “Şu anda yapabileceğimiz tek şey paramızı gerçek varlıklara yatırmak. Çünkü kağıt para dünyanın her yerinde düşüşte” diyen Rogers hedef olaraksa altını işaret ediyor.

“ALTININ BARBARLIK ÇAĞI BİTTİ”

UBS’in analisti Edel Tully’nin bir ay içerisinde altın için biçtiği 1300 dolarlık fiyat tahmini, 145 milyon dolarlık parayı yöneten TEAM Finansal Varlık Yönetimi’nin patronu James Dailey’nin yıl sonu için 1500 dolar tahmini de altın fiyatlarının yıl boyunca pek de durulmayacağını gösteriyor. Dailey, “Tüm büyük devletler kendi paralarına karşı kayıtsız. Bu nedenle de insanların altın konusundaki yerleşmiş ‘barbarlık döneminden kalma emanet’ görüşü hızla değişiyor. Altın yeniden parasal bir varlık haline dönüşüyor” diyor.

“BİR BORCU BİTİRMEK İÇİN YENİ BORÇ YARATIYORLAR”

Yine de görünen o ki, Avrupa Krizi’ne ilişkin endişeler azalmadan altın fiyatlarındaki yükseliş de soluklanmayacak. Integrated Brokerage Services’den Şef Dealer Frank McGhee, “Avrupa ülkeleri belki bu sihirli milyar dolarları çıkarmaya karar verdi. Fakat kilit soru şu ki, bu paralar nereden gelecek?. Bir borç sorununu çözmek için bir başka borç sorunu yaratıyorlar. Eninde sonunda insanlar kağıt paraya güvenmeyi bırakacak ve işte o zaman altın kral olacak” diyor.

YENİ BALON: ÜLKE BORÇLARI!

Huntington Varlık Yönetimi’nde 13.8 milyar dolarlık fonu yöneten Peter Sorrentino’ya göre ise popüler adıyla balon şimdi de ülke borçlarında şişti. Sorrentino’ya göre bu gidişat da üç yıl içerisinde altını 1800 dolar seviyesine kadar taşıyacak. “Altını bir emniyet sübabı olarak rezervlerde tutuyoruz. Çünkü önümüzde G-7 ülkeleri için çok büyük bir devalüasyon var” diyor Sorrentino. Rosland Capital’den Jeffrey Nichols’e göre yıl sonunda altın fiyatları sadece 1500 doları görmekle kalmayacak, önümüzdeki birkaç yıl içerisinde de fiyatlar 2000 dolar seviyelerini test edecek.

ASIL BÜYÜK KORKU: ABD’NİN BORÇLARI

Altının belirsizlik dönemlerinde yükselen popülaritesi Avrupa’nın ve beraberinde de doğal olarak tüm dünyanın belirsizlikten kıvrandığı bu günlerde zirve yapmış durumda. Tabii ki buna bağlı olarak fiyatı da. Sadece 2009’da altın fiyatları yüzde 24 artış gösterdi ve yaklaşık 10 yıldır da fiyatlar düzenli şekilde bir yükseliş rallisi içerisinde.

Altın fiyatlarının artmasına ve korkunun körüklenmesine en fazla sebep olan şey ise aslında Avrupa’dan çok Amerika. Çünkü henüz potaya tam olarak girmemiş olsa da Amerika’nı yıl sonunda 1.6 trilyon dolarlık bir bütçe açığı vereceği tahmin ediliyor. Önümüzdeki beş yıl içerisinde ise bu rakamın tahminen 5.1 trilyon dolaı bulacağına inanılıyor.

TEKRAR 1200 DOLARA İNER Mİ?

JP Morgan’ın raporuna göre kısa vadede yatırımcıların hemen hemen tamamı altın fiyatlarında daha fazla bir yükseliş bekliyor. Birkaç gün önce yayımlanan raporda yer alan bu tahminlerin ortalaması ise 1250 dolar seviyesinde. Yani bugün JP Morgan’ın anketindeki rakamlara gelinmiş oldu. Peki bundan sonra ne olacak?
JP Morgan’ın tahminleri daha önce benzer raporlar yayımlayan Goldman Sachs ve Barclays Capital’in tahminlerine de çok benziyor. Goldman, bu ay içerisinde kıymetli maden fiyatlarında yaşanabilecek olası bir düşüşün alım fırsatı yaratcağını açıklamıştı. Fakat JP Morgan diğerlerinden bir noktada ayrılıyor. JP Morgan’a göre üçüncü çeyrekte altın fiyatları 1250 dolara geldikten sonra yılın son çeyreğinde 1200 dolara geri inecek. Credit Suisse’in Özel Bankacılık Bölümü’nün Kıymetli Madenler Birimi Başkanı Tobias Merath ise yılın üçüncü çeyreğinin sonuna kadar altın fiyatlarının 1250-1350 dolar arasına yerleşeceği inancında.

“KORKU TİCARETİ BİTTİ, ALTINDAN UZAK DURUN!”

Fakat yine de bir köşede bazı yatırımcıların bu ayki rallinin ardından altında satışa geçebileceği kuşkusu var. Londra’dan VTB Capital’in analisti Andrey Kryuchenkov, “Her ne kadar altın piyasası aşırı alım dönemindeyse de bir tarafta da yüksek bir risk var” diyerek piyasadaki bu endişeyi dile getiriyor. GMG Korumacı Beta Fonu Ortak Portföy Yöneticisi Oliver Pursche ise altında getirinin artık sınırlı olacağı inancında. “Çünkü fiyatlar çok yükseldi” diyor Pursche. Benzer sözleri Gary Goldberg Finansal Hizmetler’de 385 milyon dolarlık fonu yöneten Gary Goldberg de söylüyor: Dünya ekonomisi toparlanıyor ve artık korku ticareti bitti. 1200 dolardan alınan bir altın yatırımcısına ortalamnın altında bir getiri sağlar. Altında çok fazla bir yükseliş potansiyeli olduğunu düşümüyoruz.

HİNTLİLER’İN KÖTÜ ŞANS KORKUSU

Dünyanın en büyük altın müşterisi olan Hindistan’da altın satın alımlarının zirve yaptığı Akshaya Tritiya Festivali’nde altın talebinin bu yıl önceki festivallere göre yüzde 50 düşüş gösterebileceği tahminleri var. Sebep olarak ise yükselen altın fiyatları gösteriliyor.

Geçen yıl 40 metrik ton olan talebin bu yıl 29 metrik tona kadar gerlieyebileceği belirtiliyor. Bu yıl 16 Mayıs’ta başlayacak olan festivalde yaklaşık 890 milyon Hindu, iyi şans getireceği inancıyla geleneksel olarak kıymetli maden satın alıyor.

1 trilyon dolarlık incir yaprağı!

Mayıs 14th, 2010 |


Harvard Üniversitesi ekonomi profesörü Kenneth Rogoff’a göre, ECB’nin kurtarma paketi, problemi kapatan 1 trilyon dolarlık bir incir yaprağı ve Yunanistan ve Portekiz’in AB’yi terk etmesi daha iyi bir seçenek
14 Mayıs 2010 Cuma, 17:56:10
HABERTURK.COM
EKONOMİ SERVİSİ

Rogoff, “Bu ECB’nin Avrupa’da ülkeleri kurtarması için bir incir yaprağı. Almanlar diğer ülkelerden daha fazla ödemek zorunda kalacaklarını biliyorlardı. Kurtarmanın ardından Almanlar şok oldu. Ama zayıf euro kötü bir şey olmak zorunda değil, hatta Almanya için harika” dedi.

“Bankacılık krizlerinin ardından devlet borcu krizleri yaşanması tipik bir şok dalgası. Fakat Avrupa’da durum olağandışı. Birçok siyasi değişken var. Devlet borcu krizi olmasaydı şaşırırdım” diyen Rogoff’a göre, Yunanistan ve Portekiz’in AB’ye bu kadar çabuk kabul edilmesi delilikti çünkü Yunanistan’da enflasyon yüksekti ve temerrüt riski vardı, Portekiz’in 1984′de bile IMF anlaşması vardı.

Rogoff, “Kurtarmadan önce Yunanistan ve Portekiz’in birlikten çıkmasına izin verilmeliydi ama bir gecede değil, düzenli bir şekilde.” dedi.

BORÇ KORKUSU YENİDEN HORTLADI!

1 trilyon dolarlık Avrupa Acil Yardım Fonu’nun etkisiyle bir süredir toparlanma sürecinde olan borsalar, bugün yeniden Avrupa’daki borç sorununu hatırladı.

Elbette bunda, Güney Avrupa’da alınan yeni kemer sıkma önlemlerinin ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyeceği endişeleri de büyük rol oynadı.

Fransa Borsası yüzde 4′e, Almanya Borsası yüzde 3′e yakın değer kayıplarıyla Avrupa borsalarındaki çöküşün önünü açtı. Portekiz Borsası’nda kayıplar yüzde 4′ü aştı. Avrupa borsalarının ortalama değer kaybı ise yüzde 2′yi geçti. Borsalardaki bu sıkıntı, Türkiye sınırlarından da içeri girdi. Avrupa borsalarındaki çöküşün etkisinde kalan İMKB, günü yüzde 3,76 değer kaybıyla 55 bin 747 puandan kapattı. Bazı uluslararası aracı kurumların Türk hisse senetlerinin ağırlığını azaltma haberi de satışları hızlandırdı.

Avrupa borsalarında satışları hızlandıran önemli nedenlerden biri ise Credit Suisse’in tahminleriydi. Credit Suisse analistlerinin tahminlerine göre Avrupa bankalarının karı 224 milyar euro (306 milyar dolar) azalabilir ve daha sıkı regülasyon sebebiyle sermaye gereklilikleri artabilir.

Analistler tarafından yayınlanan raporda, “Gelecek aylarda regülasyonun önemli bir faktör olacağına inanıyoruz. Avrupa bankalarının karları mevcut 2012 tahminlerinin yüzde 37 altında kalabilir.” denildi.

Analistler, bankaların daha sıkı sermaye ve likidite yönetimi gereklilikleri ve türevler ile özel vergilere dair yeni kurallar ile karşı karşıya kalabileceklerini belirttiler.

Rapora göre, Credit Agricole ve Commerzbank’ın da aralarında bulunduğu 10 banka 2012′de daha yüksek sermaye gereklilikleri sebebiyle 24 milyar euro sermaye açığı verebilir.

Analistler, regülasyon riskini de göz önünde bulundurarak devlet borçları ile daha az bağlantısı olan bankalara odaklandılar ve Endeksin Üzerinde Getiri tavsiyesi verdikleri UBS, Danske Bank, Standard Chartered ve UniCredit’i tercih ettiklerini belirttiler.

 

- Toplist
Zirve100 Sayac
WebServis.Gen.Tr gazeteler bedava sms gzel szler tckimlik melodi polifonik melodi mp3 komik salk iq testi
tc kimlik bedava polyphonic melodi oyun hileleri TC kimlik no